Elif Şafak Kimdir ?

Elif Şafak’ın Hayatı, Elif Şafak’ın Kitapları, Elif Şafak’ın Romanları, Elif Şafak’ın Eserleri, Elif Şafak’ın Doğum Tarihi, Elif Şafak’ın Resimleri, Elif Şafak’ın Aşk Sözleri, Elif Şafak’ın En Güzel Sözleri, Elif Şafak’ın En Güzel Resimli Sözleri, Elif Şafak’ın Şiirleri, Elif Şafak’ın En Güzel Şiirleri, Elif Şafak’ın Biyografisi, Elif Şafak’ın Edebi Kişiliği, Elif Şafak’ın En Son Kitapları, Elif Şafak’ın Yaşı, Elif Şafak’ın Annesi Kimdir, Elif Şafak’ın Babası Kimdir, Elif Şafak Hakkında.

Elif Şafak 25 Ekim 1971 yılında Fransa’nın Strazburg şehrinde doğdu.

Elif Şafak’ın Babası sosyal psikolog ve akademisyen olan Nuri Bilgin, annesi ise diplomat Şafak Atayman’dır.

Elif Şafak ortaokulu İspanya’nın başkenti Madrid’de, liseyi ve üniversiteyi Türkiye’de bitirmiştir. Liseyi Ankara Atatürk Lisesi’nde, üniversiteyi de ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamlamıştır. Elif Şafak eserlerini İngilizce kaleme almaktadır. Daha sonra ise Türkçeye çevrilemektedir.

Elif Şafak; Mahrem, Araf, İskender, Şemspare, Ustam ve Ben, Aşk, Şehrin Aynaları gibi birçok eser veren Türk Edebiyatı’nın güçlü kalemlerinden biridir.

Elif Şafak’ın Kitaplarıelif safak resim
Kem Gözlere Anadolu
Pinhan
Şehrin Aynaları
Mahrem
Bit Palas
Araf (The Saint of Incipient Insanities çevirisi)
Beşpeşe
Med Cezir
Baba ve Piç (The Bastard of Istanbul çevirisi)
Siyah Süt
Aşk
Kâğıt Helva
Firarperest
İskender
Şemspare
Ustam ve Ben
Sakız Sardunya

Elif Şafak’ın Sözleri:

Hani biriyle tanışırsın, çevrende görmeye alıştığın insanlardan çok farklı biri! Öyle biri ki her şeyi bambaşka bir gözle görür ve seni de bakış açını değiştirmeye yöneltir. Dünyaya onun gözleriyle bakmaya başlarsın. İçine ve dışına da. Etkilenirsin. Etkilenmek ne kelime, büyüsüne kapılırsın. Gene de ilk başlarda araya bir mesafe koyabileceğini, yüreğini kontrol altında tutabileceğini zannedersin. Oysa rüzgâr sandığın fırtınadır. Sınır sandığın yer oynak ve kaygan bir zemindir. Bir bakmışsın, farkında bile olmadan açılmış, karadan uzaklaşmışsın. Okyanusun tam ortasındasın!

Aşk diye bir şey yaşıyorum. Ne tek taraflı demeye dilim var, ne de karşılıklı olduğuna ispatım.

Belki aşk sevgiliyi kazanmayı değil, onda kendini kaybetmeyi gerektirir.

Ya aşkı öğret bana. Ya da aşkın yokluğunda üzülmemeyi.

Pek güzeldin, pek latiftin. Börek olsan seni yerdim. Az soğanlı, bol etliydin. Lafa daldım, dibin tuttu. Gönül bu, hemen unuttu.

Aşk gibiydi okumak da. Neden, nasıl müptelası olduğunu, bilen zaten gayet iyi bilirdi; bilmeyene de anlatamazdın bir türlü.

Güzel günlüklerim vardı. Bir de, asla günlüklerim kadar güzel olmayan günlerim.

Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

Seni kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim dediğinde, “bunu kendim yapacağım” demek istediğini anlamamışım.

Rüzgârı dilediğim gibi değiştiremem ama yelkenlerimi ayarlayabilirim daima varmak için istediğim limana.

Aşkın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur; başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde; ya da dışındasındır, hasretinde.elif safak

Modern aşk istemem, üzüntüden başka ne ki? İlkel aşk isterim, aşkın en ilk’el halini.

Aşk kahve gibidir, her ne kadar sabır ve özen gösterirsen tadı o kadar güzel olur.

Sanki içimde başkalarından değil de, esas benden gizlenen bir sır taşımaktayım.

Bedenlerimizi şekle sokmak için ne çok uğraş veriyoruz. Hâlbuki beyinlerimizi, düşünce ve algılarımızı geliştirmek için çabamız ne kadar az.

Ama elbet bir sebebi vardı: Aşk!elif safak soz

Sen yokken bir kaç defa sevdim seni, helal et.

O güne dek bilmezdi, birine bütün kalbinle muhabbet besleyip yine de onu incitmek istemenin mümkün olabileceğini.

Ey kendisinde kaybolmuş kişi! Bilmezsin, bedenin sana mezar olmuş, nefsini tanımadıkça, nefsin seni gömer olmuş.

Merak Edilenler:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.